HATUN
1. Kadın. 2. Bayan, hanım. 3. Eş, zevce. 4. Eskiden yüksek kişilikli kadınlara veya hakan eşlerine verilen san.
Sesinden anlamına, kökeninden popülerliğine kadar dilediğiniz gibi süzün.
1. Kadın. 2. Bayan, hanım. 3. Eş, zevce. 4. Eskiden yüksek kişilikli kadınlara veya hakan eşlerine verilen san.
Kimi nesne, olay veya kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
1. Sevgi. 2. Bir kimsede bulunan ve o kimseyi başkalarına sevdiren özellik.
Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda su vb. sıvı.
Bulanık olmayan, temiz, berrak, saf.
Belli bir kurala göre oluşturulan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi, nağme.
1. Başkan, ulu, ileri gelen. 2. Ak sakallı ihtiyar. 3. Arkadaş, dost.
İstiridye gibi kimi kavkılı deniz hayvanlarının içinde oluşan değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi.
Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey.
Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri
Sonuncu olması istenen çocuklara verilen bir ad.
Kız ve kadınlara verilen unvan, bayan
Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı
1. Çok gelişmiş, çok ilerlemiş. 2. Yoğun. 3. İçten gelen.
Bir durumu değiştirmek için gösterilen çaba.
1.Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerde uzanan ışıklı dili. 2. Sıcaklık.3. Kıvılcım.
Sağlıklı, sağlam, rahat.
1. Bir tür böceğin ördüğü kozadan elde edilen ve kumaş yapımında kullanılan ince parlak tel ve bundan yapılan kumaş. 2. Zarif, kibar, ince.
Dilenen, istenen şey.
Bitkilerin solunumunu sağlayan, çoğunlukla yeşil ve türlü biçimlerdeki bölümü.
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire
1. Bir tür yaban ördeği, erkek ördek. 2. Boylu, güzel, yakışıklı.
1. Badem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin ham durumu. 2. "Coşkulu ol" anlamında kullanılan bir ad.
Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak
Bir şeye veya bir kimseye karşı duyulan sevme duygusu.
1. Ayın ve bazı yıldızların dolayındaki ışık çevresi, ay ağılı, hale. 2. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.
1. Koza biçimindeki meyvesi, üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. 2. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş, ince, yumuşak tellerin adı. 3. Yumuşak huylu, ince kişi.
1. Esinti, rüzgâr, sabah rüzgârı. 2. Etkilenme, çağrışım veya içe doğma ile akla gelen yaratıcı duygu, ilham.
1. Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı bal mumu yuvacıklar. 2. Arı kovanı. 3. Topraktan, çamurdan yapılan tahıl ambarı.
Havadaki su buğusu-nun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı.
Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek.
Esmek işi
1. Bir şeyin içindeki öz, cevher. 2. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü. 3. Çok taneli başak. 4. Tohum, tane.
Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan, açık, anlaşılır, belirgin.
1. Güzel, gösterişli kimse. 2. Melek. 3. Mavi gözlü kimse.
Aklın erişemediği veya çözülemeyen şey, sır.
1. Temel düşünce, temel kanı. 2. Temel bilgi. 3. Davranış kuralı.
Yazın karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı.
1. Seren, yayan, döşeyen.2. Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder.
Yürekte varsayılan sevgi, istek gibi duyguların kaynağı.
1. Başka. 2. Yabancı. 3. İyi, güzel. 4. Şakacı. 5. Cana yakın, sıcakkanlı.6. Yürekli, gözü pek.
Satma işi, satış
Bir kimse veya bir şeye duyulan aşırı görme, kavuşma arzusu, hasret.
bk. Hazal
1. Güzel koku, ıtır. 2. Sakız ağacının tomurcuğu.
Ağır ağır ve kendiliğinden oluşan değişim.
1. İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras.2. Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç.
Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse.
İçten, yürekten, samimi.
Beyaz ile kırmızının karışmasından oluşan açık renk.
Daha fazlası için aramayı daraltın: bir anlam, köken ya da hece sayısı seçin.