YASEMİN
Beyaz, kırmızı veya sarı renkli, kokulu çiçekler açan bir ağaççık.
Sesinden anlamına, kökeninden popülerliğine kadar dilediğiniz gibi süzün.
Beyaz, kırmızı veya sarı renkli, kokulu çiçekler açan bir ağaççık.
1. Kaş. 2. Kâğıt süslemeciliğinde kullanılan, mottifli boyama yöntemi.
Sevgili, gönül verilen, âşık olunan.
1. Deniz. 2. Çok bilgili, engin kimse. 3. Çok, pek çok.
1. Kuzey yarım kürede 21 Martta gündüz gece eşitliğiyle başlayarak 22 Haziranda gün dönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim.2. Bu mevsimde açan çiçekler ve yapraklar. 3. Gençlik çağı.
1. Hanım. 2. Abla. 3. Küçük kardeş.
1. Erkek. 2. Özü sözü doğru olan.
1. İstek, dilek. 2. Heves.
1. Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir unvan.2. Osmanlı padişahlarına verilen unvan.
Askerin başı, kumandan, komutan.
1. Evren, âlem. 2. Dünya.
1. Hükümdar, şah. 2. İran mitolojisinde şarabı bulan. 3. Ar. Toparlanma, bir araya gelme.
Oldukça büyük boylu, yırtıcı kuş.
1. Kraliçe . 2. Güzel kız.
1. Ruh. 2. Güç, dirilik. 3. İnsanın kendi varlığı, özü. 4. Gönül. 5. Çok içten, sevimli, şirin kimse.
1. Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. 2. İnce ve parlak nakış. 3. Çiçekleri başak durumunda, alacalı, mavi veya menekşe renginde, ıtırlı bir bitki.
1. Boylu boslu yakışıklı kimse.2. Osmanlı donanmasında ve kıyılarda görev yapan asker sınıfı. 3. Yiğit denizci.
Gözde sarıya çalan kestane rengi.
1. Fidan, taze sürgün. 2. İnce ve düzgün vücutlu sevgili.
Yumuşak, nazik, ince.
Katmerli, kokulu çiçekleri olan, pek çok türleri bulunan gülgillerin örnek bitkisi.
1. Yakan, yakıcı. 2. Ateşli, coşkulu.
Cennet, cennet bahçesi.
1. Temiz, lekesiz. 2. Halis, saf.
Çiçekleri kadeh biçiminde olan, türlü renklerde süs bitkisi.
Yeni, çok yeni.
Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse.
Bir tür yaban gülü.
Genç, körpe.
1. Resim gibi güzel, sevgili. 2. Put.3. Resim.
1. Yarın. 2. Gelecek. 3. Öbür dünya, ahiret.
Sevda nedeniyle aklını yitirmiş, çılgın.
1. Mavi, lacivert. 2. Mısır’dan geçip Akdeniz’e dökülen nehir.
1. Zaman, devir. 2. Dünya. 3. Yel.
Tatlı, sevimli, cana yakın.
1. Saygılı davranan. 2. İnce yapılı, narin.
Gök, gökyüzü.
Tam açılmamış çiçek, gül.
Gülen, gülücü, güleç, sevinçli.
1. Kadın, hatun, hanım. 2. Prenses. 3. Hanımefendi. 4. Gelin.
Nazlanan, nazlı, cilveli.
İnce yapılı, zarif.
1. Bir tarikata girmiş, onun yasa ve törelerine bağlı kimse. 2. Alçak gönüllü, hoşgörülü kimse.
Halis, katkısız, temiz.
1. Yiğit, kahraman. 2. İran'ın efsanevi ünlü pehlivanı ve savaşçısı.
Pehlivan, yiğit, cesur.
1. Buyruk, emir. 2. Tanrı buyruğu.
Gül tenli, pembe tenli.
1. Yiğit, cesur. 2. Bir olayın, serüvenin başlıca kişisi. 3. Sessiz, yumuşak kimse.
Kendini beğendirmek için yapılan davranış, cilve.
Daha fazlası için aramayı daraltın: bir anlam, köken ya da hece sayısı seçin.